Süleyman DEMİREL’ in ardından

Türk siyaset tarihinde adı asla unutulmayacak önemli bir Politikacı ve devlet adamıdır. 1960 yılından sonra politika sahnesinin en önemli aktörlerinden biridir. Olaylar karşısında pratik zekası ve mizah anlayışını birleştirerek söylediği sözlerin daha uzun süre gündemde kalacağı açıktır. Birkaç sözünü hatırlamak konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir.

“Dün dündür, bugün bugündür.”

“Gaz vaadı da biz mi içtik.”

“Ecevit’ in elini sıkmışım, ya neresini sıkacaktım.”

“Hora bir balıkçı teknesi değildir.”

GAP’ı gaptırmam ve benzeri

Süleyman DEMİREL bana göre bugünkü siyasetçilerimizde pek az görülen bir özelliğe sahipti. Mizah anlayışı ve hoşgörüsü genişti. Olayları değerlendirirken geçmişi bugünü ve geleceği aynı anda değerlendirebilen bir yapıya sahipti. DSİ Genel Müdür’ü iken Antalya civarında kuruttuğu bir gölün Cumhurbaşkanlığı zamanında ekolojik dengenin oluşturulması amacıyla tekrar göle dönüştürülmesi ile ilgili bir soruya hiç gocunmadan“ O gün o doğruydu, bu gün bu doğru diyerek” cevap vermişti. Yakın zamanda konuşmacı olarak katıldığım bir konferansta yaşlılık üzerine yapmış olduğum konuşmanın içinde “ İleri yaşta olmak illaki yaşlı olmak demek değildir, bana göre Süleyman DEMİREL hala gençtir “ dediğimde ileri yaştaki birçok kişinin hoşuna gittiğini gözledim. DEMİREL’ in mizah anlayışı ve gerçekçiliğini yıllar önce okuduğum bir anısıyla bitirmek isterim.

1979 yılında Çanakkale Müze bekçisi Başbakan Süleyman DEMİREL için “ Bu herifin bir yerine bir gün bir kazık girecek, ondan sonra gününü görecek” tarzı hakaret ve küfür içeren bir konuşma yapar. Bu kişi şikâyet edilir ve hakkında devlet büyüklerine hakaretten dava açılır. Dava devam ederken 12 Eylül 1980 Askeri darbesi olur ve DEMİREL Başbakanlıktan indirilerek sürgüne gönderilir. Darbenin üzerinden iki yıla yakın bir zaman geçmiştir. DEMİREL’ e adliyeden bir tebligat gelir. Çanakkale Müzesi bekçisi başbakana hakaretten hapis cezası almıştır. Bu cezanın uygulanması için DEMİREL’ in onayı gerekmektedir. Demirel cezayı onaylamaz. Çevresindekiler; adam size ciddi hakarette bulunmuş niçin onaylamadınız dediklerinde, Demirel “Nasıl onaylıyayım? Baksanıza adam haklı çıktı.” Diye cevap verir.

Her zaman siyasette ve yaşamın her alanında hoşgörüye, mizaha ihtiyacımız var olmaya devam edecektir. Süleyman DEMİREL’ i saygıyla anarken tüm siyasetçilerin mizahı ve gülmeyi ihmal etmemelerini diliyorum.

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir