Çocuğunuz ve Siz Okula Hazır mısınız?

Haziran ayında, çağ nüfusundaki çocukların bölgelerindeki ilkokullara otomatik olarak kayıtları yapılmaktadır. Bu dönemde anne-babaları bir telaş alır. Önce okul seçimi başlar. Acaba çocuğumu hangi okula versem, en yakındaki okul mu yoksa herkesin gitmek istediği özel okulları aratmayan devlet okulu mu?  Bunun için ya o semtten bir adres bulmalı yada işyeri yakın olmalı, okul idarecilerinin de kabul etmesi gibi çeşitli engeller ortaya çıkar. Özel okula yollayacaksanız okulun yıllık ücretini ödemeniz gerektiğini bilirsiniz. Buraya kadar saydıklarım daha çok anne-babanın öncelikli kaygılarıdır. Çocuk okula başlarken yaşanan önemli bir sorunda çocuğun okula başlama olgunluğunda olup olup olmadığıdır.

Son yıllarda  çok fazla gündeme gelen çocuğun okula başlama yaşı konusunda; Milli Eğitim Bakanlığınca önce 60 ay olmasına  karar verilmiş  daha sonra veli isteği yada doktor raporu alma gibi seçenekler ile bu karar esnetilmiş 72 ay sonrası için okula başlama zorunlu hale getirilmiştir.

Çocuğun okula hazır olup olmadığı nasıl anlaşılır?  Bunun için anne-babanın göz önünde
bulundurması gereken bazı kıstaslar vardır. Bu ölçütler fiziksel, sosyal, duygusal, zihinsel, ve dil gelişimi ile ilgilidir. Örneğin çocuğun fiziksel özelliklerini ele alırken kronolojik yaşını, boy ve ağırlığını, cinsiyetini, görsel, işitsel, hareket algısı ve diğer bedensel işlevler göz önünde bulundurulmalıdır.

Sosyal algı dediğimizde diğer insanlarla başarılı bir ilişki kurması anlaşılır. Zihinsel gelişim dediğimizde günlük yaşantılardan bilgi ve anlayış kazanma, dil gelişiminde ise başkaları ile rahatça iletişim

Çocuğun okula başlaması konusunda anasınıfı öğretmeninden görüş alınabilir. Bu konuda tereddüt yaşandığında çocuğa olgunluk ölçeği uygulanması karar vermeyi kolaylaştırabilir.

Anne-Babalara;

Sınıf öğretmenlerine “ Çocuğun okula başlaması konusunda anne-babalara önerileriniz nelerdir” diye sorduğumda gelen cevaplar özetle şu şekildedir.

Anasınıfı velisi çocuğunu iyi gözlemeli ve tanımalıdır. Çocuğun farklı bir ortama girdiğinde gösterdiği tepkileri ciddiye almalıdır. Çocuğuna küçük sorumluluklar vermeli ve hayatın içinden örneklerle desteklemelidir. Örneğin 5 zeytinin 3’ünü yedin geriye kaç kaldı? gibi. Anne-baba çocuğunu sevdiğini ve önemsediğini hissettirmeli ayrıca büyük aileden uzaklaştırmamalıdır.66 ayın altında olanlar kayıt olmamalı, 67-72 arasında olan çocukların ruhsal ve bedensel gelişimi gözlenmeli, 70-72 olanların sağlık sorunu yoksa eğitimde başarıyı yakalayabilirler.

Anasınıfı öğrencilerinin mutlu ve huzurlu olması başarıyı artırır. Bu dönemde veli ve öğretmen ilgisi hat safhadadır. Öğrenciyi düşünmeye sevk edecek oyunlar oynatılmalıdır. Etkinliklerin  müzik eşliğinde olması olumlu etki yapar.El kaslarını geliştirici çalışmalar yapmaları ve öğretmen ile anne-babanın aynı kişi olmadığının anlatılması uygun olur.

Anasınıfı velilerine şiddet konusunda eğitim verilmeli çünkü çocuklar sorunlarını şiddet yoluyla çözmeye çalışmaktadırlar. Veliler evde koydukları kuralların bozulmasına izin vermemelidir çünkü bu davranış biçimi sınıfta sorun olmaktadır.

Arkadaşlarıyla paylaşmayı, kurallara uymayı öğrenmesi, el becerilerini geliştirici çalışmaları yapması ancak bunların birinci sınıfa hazırlık niteliğinde olması gerekir.

Oyun, çocuğun hayatında çok önemlidir. Top oynamak, koşmak, zıplamak, tırmanmak kaslarını geliştirir. Çocuk oyunla gelişir. Çocuğu birey olarak görüp konuşulduğunda çocuğun sözcük dağarcığı zengin olacaktır.

Okul ve sınıf  kuralları verilmelidir. Yemek yeme, temizlik, tuvalet kullanımı, sırasını toplama, eşyalara zarar vermemesi gerektiği ve arkadaşlarıyla iyi geçinme kuralları öğretilmelidir. “Bana ne, sana ne?

Yerine biz kavramı verilmelidir.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir