"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yazargah.com daki İlk Yazım

GEÇİNMEYE GÖNLÜN VAR MI?

Bu gün değerini daha çok anladığımız, özlediğimiz doğal yaşamın doğal olarak sürdüğü, bitki ve hayvan yetiştiriciliğinde hormon kullanılmadığı, derelerin yok olmadığı ve içilecek kadar temiz aktığı, çamaşırın elde yıkandığı dönemlerde özellikle köylerde kadınlar haftada bir gün çeşme başına ya da dere, ırmak kenarına giderlerdi. Burada kazanlarda su kaynatılır, çamaşır kil ve tokaçla yıkanır, sonra derede durulanır ve kuruması için çevredeki ağaç, çalı taş ne varsa üzerine serilirdi. Tabi ki tüm gün süren faaliyet sırasında köyün bütün magazin haberleri burada konuşulur herkes olup bitenden haberdar olurdu. Bu tür ortak etkinlikler bir çeşit sosyal medya işlevi görürdü.

Anadolu’nun bir köyünde; kadınlar çamaşır yıkamak için her zaman ki gibi köyün yakınındaki dere kenarında buluşurlar. Ancak bir süre sonra içlerinde tanımadıkları bir genç kadın olduğunu fark ederler. Fısıltı halinde birbirlerine sorarlar bu genç kadının kim olduğunu fakat kimse tanımıyordur. Muhtemelen bir misafirdir ama kimin? En sonunda yaşlı kadınlardan biri dayanamaz sorar:

– Kızım seni ilk defa görüyoruz, tanıyamadık kimlerdensin?

Genç kadın -Teyze ben bu köye gelin geldim.

Yaşlı kadın,- Hoş geldin kızım. Kime gelin geldin, kimlerdesin sen?

-Valla geçinmeye gönlüm yok, onun için de sormadım kim olduklarını.

Anadolu’nun birçok bölgesinde benzeri hikâyeleri ve sözleri çok duyarız. İnsanın geçinmeye gönlü olacak bir kere, geçinmeye gönlü yoksa ne yapsan nafiledir gibi. Bazen çevremdeki insanlar “Mutlu evliliğin sırrı nedir?” diye sorarlar. İlk cevabım Geçinmeye Gönlün Var mı? diye sormak olur. Eğer cevabınız evet ise konuşalım yoksa ne kadar konuşsak boşuna kürek çekmiş oluruz.

Aslına bakarsanız “Geçinmeye Gönlü Olmak” pozitif bir bakış açısıdır. İnsanlar arası ilişkilerde çok önemlidir. Kişi tutumunu ona göre belirleyecektir. Özellikle eşler arası ilişkiler ele alındığında; eşlerin geçinmeye gönlü yoksa bütün çabalar boşunadır.

Çok sevdiğim bu deyimi 2009 yılın da yayınladığım ilk kitabımın adı olarak belirlemiştim. Geçinmeye Gönlün Var mı? Alt başlıklarda Evlenmeden önce, boşanmadan önce olarak yazmıştım Bu isim çok beğenildi. Davet edildiğim radyo ve televizyon programlarında benden çok kitabın adından bahsediliyordu. Tabi kitabın adını söyleyen herkesin yüzünde tatlı bir tebessüm oluşuyordu. Daha sonra düzenlediğim eğitimlerin ortak adını da geçinmeye gönlün var mı olarak ilan etmeye başladım. Konuyu da alt başlık olarak ilan ediyordum. Örneğin “Geçinmeye Gönlün Var mı, Eşler Arası İletişim ve Çatışma Çözme Yoları” gibi. Bu ad altında yüzlerce eğitim düzenledim. Sonra baktım ki bu isim her yerde kitabın da benimde önüme geçiyor. Bu ismin patentini aldım. Eğer Geçinmeye Gönlün Var mı? ismini herhangi bir yerde duyar yada okursanız arkasından Psikolog Ali ORHAN ismi geçebilir. Sakın şaşırmayın. Çünkü çevremde yeni tanıştığım birçok insan adımı unutsa da kitabın ve eğitimlerin adını unutmamaktadır.

Bu makale aslında bir ilk bir merhaba yazısıdır. Bundan sonra bende “Yazargah.com” sitesinde öncelikle alanımla ilgili olmak üzere çeşitli konularda yazmaya çalışacağım. Mümkün olduğu kadar hayata dair umut veren yazılara öncelik vereceğimi, özellikle de uzmanlık sergilemekten imtina edeceğimi belirtmek isterim.

Beni bu sitede yazmaya davet eden sitenin yöneticisi Sayın Sezai Bey’e ve bana referans olan sitenin yazarlarından Radyo Program yapımcısı Sayın Hülya Hanım’a teşekkür ediyorum.

Bu hayatta geçinmeye gönlü olan ve olmayan herkesi yazılarımı okumaya ve değerlendirmeye davet ediyorum. Bir sonraki yazıya kadar sevgi ve sağlıkla kalın.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir